DERİ TÜMÖRLERİ
Derinin en sık rastlanan tümörleri bazal hücreli karsinom, yassı hücreli karsinom ve malign melanomdur. Bunların ilki önemli bir sağlık sorunu oluşturmadığından Dünya Sağlık Örgütü kanser sınıflamasından çıkarılmıştır. Malign melanomlar ise erken evrede tamamen tedavi edilebilseler de yayılmaları durumunda tedavi seçenekleri son derece kısıtlıdır. Bu nedenle deri tümörleri melanom dışı ve melanom olarak iki başlık altında incelenir. Melanom dışındaki kanserlerin %75’ini bazal hücreli karsinomlar, %25’ini ise yassı hücreli karsinomlar oluşturur. Son 10 yılda her iki türün de görülme sıklığı %20 artış göstermiştir. Güneş ışığına ve radyasyona maruz kalma, bağışıklık sisteminin baskılanması, arsenik, hidrokarbonlar, sigara, insan papilloma virüsü enfeksiyonu, yanık nedbeleri ve enflamatuar (iltihabi) olaylar deri kanserleri için başlıca nedenlerdir. Bazal hücreli kanser günümüzde en sık rastlanan tümördür. Bölgesel kalma özelliğindedir ve metastaz yapması (sıçraması) son derece nadirdir. Görünümü ve hastanın öyküsü tipik olsa da kesin tanı biyopsi ile konur. Tümörün küçük olduğu ve cerrahinin olanaklı olduğu durumlarda biyopsi amaçlı cerrahi aynı zamanda kesin tedaviyi de sağlar. Buna karşılık göz kapağı gibi cerrahi müdahalenin kısıtlı ve kozmetik sonuçların yetersiz olacağı durumlarda temel tedavi yaklaşımı radyoterapidir.
Yassı hücreli karsinomun da görülme sıklığı giderek artmaktadır. Bazal hücreli karsinomun aksine tanı ve tedavi açısından pek çok güçlük yaratan bir durumdur. Bunun en önemli nedeni tümörün çevre dokulara, bölgesel lenf düğümlerine ve uzak organlara yayılması olasılığının yüksek olmasıdır. Hastalık sıklıkla ağrısız, kızarıklık gösteren, kabarık ve düzensiz sınırlı bir cilt tümörü olarak ortaya çıkar. Tipik olarak 2-3 ay içerisinde hızla büyür, bölgesel lenf düğümlerine yayılabilir. Tümörün üzerinde ülser gelişmesi, saldırgan olduğunun göstergesidir. Tedavi yöntemi tümörün büyüklüğü, yerleşimi, hayati organlarla ilişkisi, hastanın yaşı, genel sağlık durumu, kozmetik çekinceler ve hastanın tercihiyle yakından ilişkilidir. Hastaların çoğunda tümör cerrahi olarak çıkarılabilir. Bunun ardından yapılacak patolojik değerlendirme ek tedavi gerekip gerekmediğini de ortaya koyacaktır. Cerrahi ile çıkarılamayan ya da güvenli sınır elde edilmesinin mümkün olmadığı durumlarda tedaviye radyoterapi eklenmelidir.
Malign melanom özellikle ciltteki pigmentli benlerden kaynaklanan ve erken evrede tedavi edilmediği takdirde tedavi şansı sınırlı, saldırgan bir cilt tümörüdür. Dünyanın değişik yerlerinde görülme sıklığı gerek coğrafi gerekse bireysel özelliklerden ötürü 150 kata ulaşan değişiklik gösterir. Vücudunda ben olan kişilerin özellikle ailede de böyle bir kanser öyküsü olması durumunda dikkatli olması ve cilt hastalıkları uzmanına düzenli olarak kontrole gitmesi önerilmektedir. Benin 5 mm'den büyük olması durumunda risk daha da büyümektedir. Bu nedenle melanomda ultraviyole ışınlardan kaçınma (güneşten koruyucu kremler kullanılması) hastalığın önlenmesinde en önemli yaklaşımdır.
Herhangi bir bende anormal büyüme, kaşıntı, kanama, renk ve şekil değişikliği (üzerinde ülser açılması, satellit adı verilen uydu benlerin belirmesi) gibi durumlarda derhal doktora başvurulmalıdır. Benlerin alınması değil, alınmamaları tehlikelidir, buna karşılık yayılmış tümörlerde benin cerrahi olarak çıkarılmasının hastanın yaşamına katkısı bulunmamaktadır. Tedavi hastalığın evresine göre değişmektedir. Erken evre (derinlemesine yayılmamış) melanomlarda cerrahi tek başına yeterli bir tedavi seçeneğidir.
Derinlemesine yayılmış tümörlerde ise benin çıkarılmasının yanı sıra bölgesel lenf düğümlerinin çıkarılması da büyük önem taşımaktadır. Benin çevresine boya ya da radyoaktif madde enjekte edilerek yayılımın olup olmadığının belirlendiği “bekçi lenf düğümü biyopsisi” optimum tedavinin uygulanması açısından önemli bir yaklaşımdır. Yayılmış hastalıkta ise esas tedavi kemoterapi ve immünoterapidir, bununla birlikte son yıllardaki bütün gelişmelere rağmen yayılmış melanomların tedavi başarısı kısıtlıdır.
İçerik Clinart (Doç. Dr. Yavuz Dizdar) tarafından hazırlanmıştır. |