This control is not working properly!
Error message: [ Received Data, for debug purposes ] ----------- Parameters ----------- -- Values may be shown with wrong format for the database set @P0 = 'Toplum' ----------- Query ----------- exec Select_RadDesignerPageDetailsbyPageN @P0
This control is not working properly!
Error message: [ Received Data, for debug purposes ] ----------- Parameters ----------- -- Values may be shown with wrong format for the database set @P0 = 'Toplum' ----------- Query ----------- exec Select_RadDesignerPageDetailsbyPageN @P0
This control is not working properly!
Error message: [ Received Data, for debug purposes ] ----------- Parameters ----------- -- Values may be shown with wrong format for the database set @P0 = 'Toplum' ----------- Query ----------- exec Select_RadDesignerPageDetailsbyPageN @P0
This control is not working properly!
Error message: [ Received Data, for debug purposes ] ----------- Parameters ----------- -- Values may be shown with wrong format for the database set @P0 = 'Toplum' ----------- Query ----------- exec Select_RadDesignerPageDetailsbyPageN @P0
This control is not working properly!
Error message: [ Received Data, for debug purposes ] ----------- Parameters ----------- -- Values may be shown with wrong format for the database set @P0 = 'Toplum' ----------- Query ----------- exec Select_RadDesignerPageDetailsbyPageN @P0
This control is not working properly!
Error message: [ Received Data, for debug purposes ] ----------- Parameters ----------- -- Values may be shown with wrong format for the database set @P0 = 'Toplum' ----------- Query ----------- exec Select_RadDesignerPageDetailsbyPageN @P0

ÇOK İYİ BESLENMELİSİNİZ!

Beslenme gerek tedavi süresince, gerekse sonrasında özellikle önem taşımaktadır. İyi beslenmek, sadece kaloriden zengin gıdalar almak değildir; besin öğeleri açısından dengeli ve vücudun gereksinim gösterdiği mineraller açısından da yeterli olmalıdır. Tedavi süresince ortaya çıkabilecek bulantı, kusma, iştahsızlık, yutma güçlüğü gibi yan etkiler geçicidir (kemoterapi sırasında beslenme için ilgili bölüme bakınız). Birkaç gün içerisinde kendinizi daha iyi hissetmeye başlayacaksınız ve iştahınız yerine gelecektir. Kanser hastalığından korunmada hangi beslenme biçiminin en doğru yaklaşım olduğu kesin olarak bilinmemektedir. Buna karşılık iyi beslenmeniz hem hastalığın üstesinden gelmenizi kolaylaştıracak, hem de günlük etkinlikleriniz için kendinizi daha dinamik hissetmenizi sağlayacaktır.

Beslenmeniz konusunda aşağıdaki önerileri yerine getirmeniz, doğru beslenmenize katkıda bulunacaktır.

  • Doktorunuza yiyecekler konusunda özel bir kısıtlama olup olmadığını sorunuz.
  • Diyetisyene besleyici ve dengeli bir yiyecek planı oluşturması konusunda danışınız.
  • Karbonhidratlar, yağlar ve proteinlerden dengeli bir beslenme biçimi oluşturunuz.
  • Beslenmenizde olabildiğince taze gıdalar tüketiniz, konserve ya da sanayi ürünü gıdalardan kaçınınız.
  • Günde en az 5-7 porsiyon taze sebze ve meyve yemeye çalışınız. Meyve ve sebze seçiminizi her seferinde değiştirerek seçeneklerdeki bütün besleyici öğelerden faydalanmaya çalışınız.
  • Liften zengin sebze ve meyveleri tercih ediniz, bu yaklaşım sindirim sisteminizin hareketlerini kolaylaştıracaktır.
  • Yemeklerinizdeki yağ içeriğini azaltınız, pişirme yöntemi olarak fırınlama ya da haşlama yöntemlerini kullanmanız yağ gereksiniminizi azaltacaktır. Yağ olarak olabildiğince zeytinyağını tercih ediniz, hayvansal yağlardan ve margarinlerden uzak durunuz.
  • Tuzlu, salamura ve islenmiş gıdalardan kaçınınız.
  • Sınırlı miktarda alkol tüketebilirsiniz, bugüne dek yapılan çalışmalar 1-2 kadeh kırmızı şarabın ek sağlıklı etkileri olabileceğini ortaya koymuştur.
  • Kilo fazlanız varsa diyetinizi düzenleyerek ve fiziksel aktivitenizi artırarak olması gereken kilonuza inmeye çalışınız. Ancak egzersiz programına başlamadan önce doktorunuza danışınız.

Kanser Hastalığında Doğru Beslenmenin Önemi Giderek Daha İyi Anlaşılıyor

Taze meyve ve sebze tüketiminin sadece kansere karşı değil, kalp hastalıkları ve diyabete karşı da koruyucu olduğunu hatırlatan Amerikan Kanser Cemiyeti uzmanları, bu gıda türünün düşük kalori içeriği nedeniyle kilo kontrolünü kolaylaştırdığını ve beri yanda kanser riskini azalttığını vurguladı.

Günde beş porsiyon taze sebze ve meyve tüketilmesinin olumlu etkileri olduğu uzun süreden beri bilinmektedir. Bu yaklaşımın sadece kalp hastalığı, kanserden korunma ya da kilo kontrolü açısından değil, kanser tedavisi görmüş ve kontrol altındaki hastalar açısından da özel bir önem taşıdığı yakın zamanda yapılan iki çalışmayla kanıtlandı.

ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri'nde araştırmacıların yürüttüğü ilk çalışmaya göre erişkinlerin sadece yüzde 33'ü iki porsiyon meyve ve yüzde 27'si üç porsiyon sebze tüketmekte. Bu veriler ABD'de 305.000 kişiyi kapsayan bir telefon anketi aracılığıyla elde edilen Haftalık Morbidite ve Mortalite Raporu'na dayanılarak açıklandı.
Ne var ki Johns Hopkins Bloomberg Halk Sağlığı Merkezi'nde yürütülen bir başka çalışmaya göre,1988 ve 2002 yılları arasında toplumun meyve ve sebze tüketimi değerleri arasında belirgin bir fark saptanmadı.

Meyve ve sebze tüketimi verileri pek çok sağlık uzmanı tarafından tedirginlikle karşılandı. Taze meyve ve sebze tüketiminin sadece kansere karşı değil, kalp hastalıkları ve diyabete karşı da koruyucu olduğunu hatırlatan Amerikan Kanser Cemiyeti uzmanları, bu gıda türünün düşük kalori içeriği nedeniyle kilo kontrolünü kolaylaştırdığını ve kanser riskini azalttığını vurguladılar.

Öğünler yeniden düzenleniyor

Daha önce uygulanan “Günde -5- Öğün” kampanyası yeniden gözden geçirilerek toplumun beslenme alışkanlıklarının değiştirilmesi hedeflenmekte. Söz konusu kampanyadan beklenen bir diğer sonuç ise özellikle çocukların beslenme alışkanlıkları arasına “yeşil, kırmızı, sarı, mor ve kavuniçi” gıda tüketimi şeklinde taze sebze ve meyve tüketiminin yerleştirilmesi.

Yeni kampanya daha spesifik planlanmakta; günde en azından 2.5 porsiyon meyve ve 3.5 porsiyon sebze tüketilmesinin, 2000 kalorilik ortalama bir beslenme tarzından üstün olduğu vurgusu üzerine kurulu. Kampanya zaman ya da erişememe gibi gerekçelerle sağlıklı beslenemediğini iddia edenlere karşı, bu tarz beslenmenin aslında ne kadar kolay olduğunun benimsetilmesini de hedeflemekte.

Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri'nin başlattığı bu kampanyaya Amerikan Kanser Cemiyeti, Diyabet Cemiyeti, Kalp Cemiyeti, Ulusal Kanser Enstitüsü ve Ulusal Beslenme ve Aktivite Birliği de destek vermekte.

Amerikan Kanser Cemiyeti sağlıklı beslenme konusunda şu önerilerde bulunuyor:

  • Yoğurdun muz gibi meyveler katılarak zenginleştirilmesi
  • Sandviçlere kıvırcık salata, domates ve diğer sebzeler konması
  • Akşam yemeğinde sebze çorbası içilmesi
  • Çorba ve salatalara bezelye eklenmesi
  • Kahvaltı ve ara öğünlerde atıştırma amacıyla meyve salatasının tercih edilmesi
  • Ara öğün ya da atıştırma amacıyla kurutulmuş meyve ve saf meyve sularına ağırlık verilmesi
  • Mutfakta taze meyvelerin erişilebilir konumda tutulması
  • Havuç gibi işlemden geçirmeden yenebilecek sebzelerin buzdolaplarının kolay erişilebilir yerlerine konması
Beslenme, hastalığın kontrol altında olduğu bireylerde özellikle önemli

Sağlıklı vücut ağırlığı, egzersiz ve sebze-meyveden zengin beslenme daha önce kanser tedavisi görmüş ve sağlığına kavuşmuş bireyler için de özel önem taşımakta. Amerikan Kanser Cemiyeti'nin hazırladığı “Kanser Tedavisi Süresince ve Sonrasında Beslenme ve Fiziksel Aktivite” yönergesi, hastalığı kontrol altında olan bireylerde beslenme ve fiziksel aktiviteyi düzenleyerek, hastalığın yinelenmesi riskini azaltmayı hedefliyor. Hastalığı kontrol altında olan bireylerin ikincil kanser, kalp hastalığı ve diyabet açısından toplum ortalamasının üzerinde riske sahip olduklarını belirten uzmanlar, söz konusu önerilere uyulması durumunda hem daha sağlıklı yaşam koşullarına kavuşulacağını, hem de yaşam kalitesinin en üst düzeyde tutulacağını hatırlatıyorlar.

Daha önce tedavi görmüş hastalar için vücut ağırlığı büyük önem taşıyor; kilo fazlasının olması gibi, aşırı kilo vermiş olmak da olumsuz bir durum olarak kabul ediliyor. Pek çok kanser türünün ve tedavinin gerek bulantı ve kusma, gerekse tat algısının değişmesi nedeniyle yeme alışkanlıklarını değiştirebileceğini vurgulayan uzmanlar, aşırı kilolu olunmasının kanserin yinelenme olasılığını artırabileceği konusunda uyarıda bulunuyorlar. Bu nedenle hastanın sağlıklı kiloya döndürülmesi gerekiyor. Sebze ve meyve tüketimi hastanın sağlıklı kiloya erişmesinde anahtar işlevi görüyor, ayrıca tahıllarla desteklenen beslenme de vitamin ve mineral eksikliğinin giderilmesinde özel bir işlev görüyor.

Tedavi sonrasında şeker ve yağdan arındırılmış, balık, beyaz et ve bakliyat gibi kolay sindirilebilir proteinle desteklenmiş diyet en doğru seçeneği oluşturuyor. Vejetaryen diyet sağlıklı olmakla birlikte şart koşulmuyor. Kombine vitamin preparatlarının da olumlu etkileri olabileceği belirtilirken, yüksek dozda vitamin alınmasının olumsuz etkilere yol açabileceği hatırlatılıyor.

Sağlıklı vücut ağırlığı, egzersiz ve sebze-meyveden zengin beslenme daha önce kanser tedavisi görmüş ve sağlığına kavuşmuş bireyler için de özel önem taşımakta. Amerikan Kanser Cemiyeti'nin hazırladığı “Kanser Tedavisi Süresince ve Sonrasında Beslenme ve Fiziksel Aktivite” yönergesi, hastalığı kontrol altında olan bireylerde beslenme ve fiziksel aktiviteyi düzenleyerek, hastalığın yinelenmesi riskini azaltmayı hedefliyor. Hastalığı kontrol altında olan bireylerin ikincil kanser, kalp hastalığı ve diyabet açısından toplum ortalamasının üzerinde riske sahip olduklarını belirten uzmanlar, söz konusu önerilere uyulması durumunda hem daha sağlıklı yaşam koşullarına kavuşulacağını, hem de yaşam kalitesinin en üst düzeyde tutulacağını hatırlatıyorlar.

Egzersiz çok önemli

Hastalığı kontrol altına alınmış bireylerde düzenli egzersiz özel önem taşıyor. Fiziksel aktivite, anksiyetenin kontrol altına alınması, duygu durumunun yükseltilmesi, depresyonun üstesinden gelinmesi, halsizliğin yenilmesi ve motivasyonun artırılması açısından da özel önem taşıyor. Bu amaçla haftada beş gün, günde 30-60 dakikalık yürüyüş yapılması öneri listesinin başında geliyor. Ne var ki tedavinin sürmekte olduğu hastalarda, kan değerlerinin düşmüş olabileceği dikkate alınarak, egzersiz yoğunluğunun azaltılabileceği uyarısında bulunuluyor. Özellikle radyoterapi süresince cilt hassaslaşmış olacağından yüzme havuzlarından uzak durulması gerektiği hatırlatılıyor ve kalıcı kateter bulunan hastalarda enfeksiyon gelişmesi riskinin de göz ardı edilmemesi gerektiği belirtiliyor.

İçerik Clinart (Doç. Dr. Yavuz Dizdar) tarafından hazırlanmıştır.

Fontu büyütmek için tıklayınız.
Banner
   Pfizer International Pfizer Türkiye Bize Ulaşın Site Haritası Kullanım Koşulları
Pfizer İlaçları Ltd.Şti. Ortaköy 34347 İstanbul-Türkiye Tel: 0212 310 70 00 Faks: 0212 310 70 55
©2007 Pfizer pfizeronkoloji@pfizer.com
Web Sitesi Sorumlusu: İrte Topaloğlu
Onay: ONK0701(Nisan 2007)
Son Güncelleme Tarihi : 10.9.2007
Sitemizde yer alan bilgiler, hekim ya da eczacıya danışmanın yerine geçmez. www.isection.com